Üretmeyen, ithal eden ve israf eden bir ülke: Türkiye

Facebook
Twitter
LinkedIn

 

Üretmeyen, ithal eden ve israf eden bir ülke:

Türkiye

 

Hüseyin Vatansever

 

Sevgili dostlarım…

Hepimiz için keyifli bir hafta sonu olmasını dilerim.

Biz İzmirliler’in en bilinen özelliği, açık havada kahvaltı keyfi yapmamızdır.

Özellikle de hafta sonları…

Ben de vakit buldukça ailem ve dostlarımla böylesine keyifli ortamların tadını çıkarmaya çalışıyorum. Son bir yılda 30 kilo versem de bu keyfin dışında kalmamaya gayret ediyorum.

Ancak bugün sizlere değinmek istediğim konu başka…

Açık hava kahvaltıları, Her Şey Dahil sistemi ile çalışan oteller, davetler, ziyafetler vs…

Bu türden yerlerde tüketilmediği için çöpe giden öylesine büyük ölçekte gıda maddesi var ki!

Acırsınız, kahrolursunuz…

 

***

 

İçinde bulunduğumuz pandemi dönemi hepimizin hayatını alt üst etse de, pek çok gerçeği öğretmesi açısından son derece yararlı oldu.

Yeterli oldu mu?

Orası tartışılır tabii ki, bence hayır…

Yaşlı dünyamızın kaynaklarını hızla tüketiyoruz.

Dünyamızın yıllık “Limit Aşımı Günü”, her geçen yıl geriye doğru gidiyor. Şaşıracaksınız ama bir tek 2020 yılında bu limit aşımı ilerleyen bir tarihe denk geldi. Hepimiz evlerimize kapandığımız için dünyanın kaynakları ve doğa biraz nefeslenme imkânı buldu.

Ama sorunu çözmedik, erteledik sadece…

Doğal ve sağlıklı gıdaya erişiminin ne kadar kritik önemde olduğu umuyor ve diliyorum ki çok daha iyi anlaşıldı.

İşte bu nedenle israf ettiğimiz gıdaların miktarının büyüklüğü beni daha çok dehşete düşürüyor.

Hem üretmeyen, hem ithal eden, hem de israf eden bir ülke olduğumuz gerçeğini tüm dostlarıma bir kez daha ve önemle anımsatmak istiyorum.

Ve sizleri, hepinizi, hepimizi duyarlı davranmaya davet ediyorum.

 

***

 

İşte o israfın insanı ağlatan büyüklüğü…

Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası (TÜGİS) verilerine göre, dünyada yılda 1.3 milyar ton gıda çöpe gidiyor, yani israf ediliyor. Bu gıdaların parasal değeri 1 trilyon doları aşıyor.

Yapılan akıl almaz israfın sadece dörtte biri engellense, dünyada gıdaya ulaşamayan 821 milyon aç insanı doyurmamız mümkün olabilecek.

Meyve ve sebzeler en yüksek oranda israf edilen gıda ürünleri…

Zengin ülkelerin gıda israfı 222 milyar ton, Sahra Altı Afrika’da bir yılda üretilen gıdanın neredeyse toplamına eşit (230 milyar ton) durumda.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verileri, Türkiye’nin bu alanda son derece berbat ve kabul edilemez bir noktada olduğunu gösteriyor.

 

***

 

Şimdi sıkı durun:

Türkiye’de yılda yaklaşık 26 milyar ton gıda israf ediliyor. Bunun finansal karşılığı ise 224 milyar TL’yi buluyor. Türkiye, dünya ülkeleri arasında kişi başına yıllık 93 kg ile en çok gıda israfının yapıldığı 10 ülke arasında 3’üncü sırada yer alıyor.

Türkiye’de meyve ve sebzenin yaklaşık yüzde 25-30’u tüketiciye varmadan çöpe gidiyor. Gıda israfının yüzde 39’u üreticilerde, yüzde 5’i perakendecilerde, yüzde 14’ü yemek sektöründe ve yüzde 42’si evlerde gerçekleşiyor.

Boston Consulting Group (BCG) tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre; dünyada gıda atığı miktarı bugünkü gibi artmaya devam ederse, gıda atığı miktarının 2030 yılında 2.1 milyar tona ve 1.5 trilyon dolar seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Yapılacak iyileştirici çalışmalarla; farkındalık 260 milyar dolar, tedarik zinciri alt yapısı 150 milyar dolar, tedarik zinciri verimliliği 120 milyar dolar, işbirliği ve çevresel politikalar ile 170 milyar dolar olmak üzere 700 milyar dolarlık bir kazanım fırsatı yakalanabileceği hesaplanıyor.

 

***

 

İsrafı en büyük günahlardan biri sayan İslam’ın yaygın din olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Kutsal kitabımız Kuran’da bile “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz” emri yer alırken, israfta gelişmiş ve zengin ülkelerin çoook gerisinde yer alıyoruz.

Aklımıza başımıza devşirmemiz gerekiyor, hem de hemen!

Çocuklarımızdan başlayarak, israfın bizi hangi felaketlere sürüklediğini tüm toplum kesimlerine anlatmamız ve eğitmemiz gerekiyor.

Tüm dostlarımdan ricam, hafta sonu keyfinizi sürerken lütfen israftan kaçınalım.

 

 

 

“Gözümüz doysun” diyerek, işletmelerin tüketmeyeceğimiz gıdaları önümüze sermelerine engel olalım. Serme kahvaltı hizmeti veren işletmelerde, bir kişilik kahvaltının dört kişiye rahatlıkla yeterli geldiğini unutmayalım.

Ve unutmayalım ki sizin yalnızca o sabah tükettiğiniz gıdaları, bir ömür boyu hiçbir zaman tüketemeyecek milyonlarca insanın yaşamaya çalıştığı bir dünyadayız…

 

SON YAZILAR

Facebook
Instagram
Twitter